Etik Haber İsmail Şahin'in Yazısı

Atilla Yılmaz Yeni Bir Dinleyici Kazandı

Şu basın bir harika. İnsanı en olmadık şekilde gündeme sokup reklamını yapıyor. Sizi sevmeyenlerin sevmesine aracılık ediyor.
Mağduru gaddar yapabildiği gibi, gaddarı da pek ala mağdur yapabiliyor.

Bu ülkenin Başbakanını bu günlere taşıyan “Basın Efsaneleri” değil mi?. Üç ay hapis yatıp bu kadar desteği almak, cezaevinde yattığı günlerin kefaretini Başbakanlık olarak alan kaç kişi var?.
İnternet haberciliği moda olalı beri, gazetecilik tabana yayıldı. Bir domain, biraz hosting, biraz da bilgi teknolojisi birkaç haber alın size internet haberciliği.
Aslında bizim topluma internetin önemini anlatan kişi İnternet Mahir’in kazandığı şohret olmuştur. Bu şöhrette Mahir’in esprili kişiliği kadar donunun hikmetini inkar etmemek lazım.
İnternet gazeteciliği ne kadar da “sanal” bir şey de olsa, beslendiği kaynağı temsil noktasında fazlaca sıkıntı çekmiyor. Yazılı basın diye tesmiye ettiğimiz “newspaper”lardan tevarüs ettiği alışkanlıklar internet semalarında sıkça görülüyor.
Geçtiğimiz günlerde, “Haberin doğru adresi” logosunu ekranının sol köşesine yerleştiren bir internet haber kanalımız sözünü ettiğimiz yazılı basın alışkanlıklarından en yaratıcısını sergiledi.
Ratinginin yüksekliğinden olsa gerek haber sanal alemde hemen yayıldı. Tabii ki bizim mail kutumuza da düştü.
Haberde Irkçılığı meslek edinen bir şarkıcının “Irkçı” bir kaset yaptığından ve bu “olay kaset”in kültür Bakanlığı tarafından desteklendiğinden bahsediliyordu.
“Irkçı kasete Bakanlık Onayı” diye duyurdukları haberi müteakiben “acar muhabirleri” marifetiyle olsa gerek kaseti buldukların duyurup “Gelin Savaş” isimli şarkıyı da web sayfalarında vermişler.
Büyük gazetecilik dediğimiz şey bu olsa gerek. Haberi yapan arkadaş sormadan da edememiş “Kaset el altından mı satılıyor?.”…
Haber saldırı maksadı ile yapıldığı için olsa gerek haberi yapan “acar muhabir” Türkiye’deki bütün kaset, video ve bilumum sanatsal materyalin Kültür Bakanlığı Bandrolu olmadan satılamadığını atlamış.
Kültür Bakanlığı bandrolü ile, “Kültür Bakanlığı Desteği”nin farklı yorumlanabileceğini de atlamış bu arada. Atlamış diyorum, çünkü böylesine rating sahibi kanalın Türkçe cahili yazarlardan müteşekkil olduğunu iddia etmek yanlış olur.
Haber öyle veriliyor ki, haberi okuyan ilgili kasedin “Irkçılık” saiki ile yapılan bir kaset olduğunu zannedecek. Halbuki kasette Niyazi Yıldırım Gencosmanoğlu gibi değerli şairlerin şiirlerini söz olarak kullanıldığı şarkılar var.
Atilla Yılmaz ile Etik Haber’in yaptığı röportajda Yılmaz’ın daha önceki kasetlerinde birlik beraberliği işleyen şarkılar yaptığını da öğrendik.
Açık ki haber Atilla Yılmaz üstünden Ülkücülere vurmayı hedeflemiş. Lakin hedef şaştı. Haberin doğru adresi olduğunu iddia eden kanal, Atilla Yılmaz’a cevap hakkı verme zahmetine bile katlanmamış.
Basının işine gelmediği insanları mahkum etme zihniyeti değişmedi. Bu alışkanlıktan ötürü Necip Fazıl Bab-ı Ali’ye Bab-ı Adi demişti. Bu alemde çamur atılır, silkelemene bile zin verilmez. Bunun müeyyidesi yoktur çünkü.
Bu habere kadar Atilla Yılmaz’ın ismini bir iki defa duymuştum. Şarkılarının hiç birini dinlememiştim.
Olay sonrasında Atilla Yılmaz’ı merak edip şarkılarını dinledim.
Atilla Yılmaz müsterih olmalıdır, bu olay sonrasında çok sayıda yeni dinleyici kazandı. Birisi de benim.
Bu olaydan alınacak en büyük ders, yalancıların “doğru” olduğu bu alemde hakikati bulmaktır.
Mezkur kanala “takılan” külliyetli miktarda Milliyetçi artık protestosunu göstermelidir.
Bunun yolu bellidir. Milliyetçiliği yazılarına “konu” edinen Hadi Özışık’a bakıp bu kanala “takılan” Ülkücüler, kendilerine belden aşağı vuran bu kanalı takip etmemelidir. Verilecek en doğru tepki budur.